Biyolojik
yakıtlarin gelişim tarihi teknolojik açıdan çok politik ve ekonomik
değişimlere dayanr. Alternatif dizel yakıtı, biodizel, büyük ilgiyi
1970' lerde yaşanan enerji krizi ile tekrar kazanmıştır.
Aslinda bitkisel yağların transesterifikasyonu gliserin elde etmek
amaçlı olarak 1800'lerden beri uygulanmaktadır. Organik yağlardan
transesterifikasyonla üretilen etil esterler, biodizel, ana amaç
gliserin elde etmek olduğundan o günlerde yan ürün olarak alınıyordu.
Bitkisel yağ ve türevlerinin dizel yakıt olarak kullanımı ise 1900'lerde
dizel motorun icat edilişi ile başlar. Rudolf Diesel, dizel motorun
mucidi, 1898 de Paris'de Dünya Sergisinde icadını fıstık yağı - ilk
biodizel - ile çalıştırarak tanıtmıştır.
Rudolf Diesel ayrıca bir açıklamasında "Dizel motorlar bitkisel yağlarla
çalıstırılabilir ki bu durum ülkelerin tarımını geliştirmelerine
yardımcı olacaktır." demiştir.
Bitkisel yağlar yakıt olarak 1920'lere kadar kullanılmıştır. Bu yillarda
bir tür petrol artığı olan, No2 dizel diye adlandırılan dizel yakıtı
gündeme gelmistir ve dizel motorlar bu yakıtı kullanacak biçime modifiye
edilmistir. Uygun fiyati, bulunulabilirligi, devlet destegi ile dizel
yakiti olarak petrol dizeli tercih edilmeye baslanmistir.
Ilginç olan bir başka gelişme de II. Dünya Savasi sirasinda Nazi
Almanyasi ve müttefikleri araçlarinda biyokütle yakitlarini
kullanmışlardır. Bu gelismeye rağmen bio yakıtların kullanımı gelişim
gösterememiş, silik kalmıştır.
Bio yakıtların ulaşım sektörü için çok önem kazanacağını düşünen tek
kişi Rudolf Diesel değildir. Henry Ford' da otomobilleri dizayn ederken
1908 den sonraki modellerinin etanol kullanımına uyumlu olmasını göz
önünde tutmustur.
Rudolf Diesel ve Henry Ford gibi dizel motorlar üreticilerinin
yenilenebilir kaynaklardan üretilecek yakıtlarin geleceğini çok önceden
görmelerine ragmen politik ve ekonomik savasim arasinda sektör gereken
ilgiyi zamaninda bulamamıştır.
1970'lerde yasanan iki ekonomik krizden ilki 1973 de OPEC'in dünya
petrol durumunu kontrol ederek petrol teminini düşürmesi fiyatlarin
yükselmesiyle yaşanmıştır. 1978'de yasanan ikinci krizle otomobil
alıcıları daha çok dizel araçları tercih etmeye başlamıslardır. biyo
yakit potansiyeline yeniden başvurulmuştur.
1980'lerde, alternatif yakıt olabilecek bitkisel yağlarin yüksek
viskozite sorununun yağlarin katalizorlerin reaksiyonuyla metil
esterlerine, biodizele, dönüştürülerek giderildiği görülmüştür.1980 deki
bu gelişmeden sonra teknolojinin hızlı degişimi ile bu alanda da yeni
prosesler uygulanmaya başlamış ve biodizel ismi telaffuz edilir
olmustur.
Günümüzde yaşanan global iklim değişikliği sorunu, hava ve su
kalitesindeki düşüş ve insan sağlığı sorunları yenilenebilir,
emisyonlarıyla temiz, çevreci alternatif yakıt biodizel kullanımııi
hızla hayata geçirmistir.
Günümüzde ekonomik ve politik yaklaşımlar artık fosil kökenli yakıtlara
alternatif yakıtları destekler yönde değismistir ve biodizel tüm dünya
ülkelerinde kabul görmüştür, ve yaygın kullanım alanına sahiptir.
Ülkemizdede hükümetimiz tarafından yağlı tohumlara verilen destek ve
2004 yılında çıkan kanun ile biodiesel'in vergilerden muaf tutulmasıyla
desteklenmektedir.
daha azdır.
ALICI BIO DİZEL HAKKINDA
ALICI San. ve Tic. Ltd. Şti.
Tarsus-Mersin Organize Sanayi Bölgesi
Rüştü Kazım Yücelen Cad. No.2
Huzurkent/Tarsus/Mersin
Fabrika Tel: /0 324) 614 7474